AYDIN BOŞANMA AVUKATI
Ergin olmayan çocuğun, bakımını, eğitimini, maddi ve manevi olarak korunmasını içeren tüm yetki ve yükümlülükler anne ve babanın velayet hakkını oluşturmaktadır. TMK madde 336-“ Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir”. Bu madde uyarınca anne ve baba evlilikleri boyunca velayet hakkını birlikte kullanırlar. Boşanmaları halinde ise hakim, velayet hakkını taraflardan birine verebilir. Tarafların talebi üzerine hakim de kabul ederse çocuğun bakımı, eğitimi, yurt dışı seyahatleri, sağlığı gibi konularda ebeveynlerin ortak karar almasını gerektiren ortak velayet de uygulamada karşımıza sıklıkla çıkmaktadır. Velayet ile ilgili açıklamalarımızı sitemizde yer alan Velayetin Değiştirilmesi Davası isimli yazımızda belirtmiştik. Konuya ilişkin detaylı açıklamalarımız için sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Bu yazımızda velayet sahibi olan ebeveynin, çocuğu yurtdışına hangi şartlarda çıkarabildiğini inceleyeceğiz.
Velayet Altındaki Çocuğun Yurt Dışına Çıkarılması konusu seyahat amacıyla ve yerleşme amacıyla olmak üzere iki ana başlık altında incelenmelidir.
Çocuğun seyahat amaçlı yurt dışına çıkması
Velayet hakkı tek ebeveyn tarafından kullanılıyorsa Yargıtay’a göre velayet hakkı kendisinde bulunan eşin, diğer eşten izin almasına gerek yoktur. Ancak bu durum, gidilecek olan ülkeye göre farklılık gösterebilmektedir. Çünkü bazı ülkeler vize aşamasında, diğer ebeveynden alınacak olan izin belgesini şart koşmaktadır. Dolayısıyla bir sorun yaşamamak adına seyahat edilecek ülkenin konsolosluğundan böyle bir şartın olup olmadığı mutlaka öğrenilmelidir. Yargıtay 2. H.D. 2015/11374 E. 2015/12897 K. 17.06.2015 K.T.: “Velayet hakkı kendisinde bulunan eşin velayet hakkını kullanmasının doğal sonucu olarak ortak çocuğu yurt dışına çıkarması boşandığı eşinin muvafakatine bağlı değildir.”
Velayet kendisinde olan eş, çocuğu izin almadan yurt dışına çıkarabilme hakkı sınırsız ve engellenemez bir hak değildir. Velayet kendisinde olmayan ebeveyn, diğer ebeveynin çocuğu yurtdışına kaçıracağı yönünde bir şüphesi bulunuyorsa mahkemeden engelleme kararı alabilir. Ancak bu dava kuvvetli delillerle ispat edilmelidir. Zira çocuğun yurtdışına giriş çıkışının yasaklanması/engellenmesi çocuk açısından Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırılık teşkil etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 4 No’lu Protokol’ün “bir devletin ülkesi içinde seyahat özgürlüğü ve ülkesinden ayrılma özgürlüğü” kısmı gereği; çocuğun yurtdışına çıkarılmasının yasaklanması, hem velayete sahip tarafın velayet görevini yerine getirmesine engel oluşturacağı hem de çocuğun seyahat özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğuracağını belirtebiliriz. Bu kapsamda istisnai bir durum olmadıkça çocuğun geçici olarak yurt dışına çıkarılmasında diğer ebeveynden izin alınması gerekmez.
Çocuğun yerleşme amacıyla yurt dışına çıkması
Velayet hakkı kendisine verilmeyen anne veya baba, değişen koşullar nedeniyle çocuğun üstün menfaatinin zarar gördüğünü düşünüyorsa velayet hakkının kendisine verilmesini talep edebilir. Velayeti alan tarafın yurtdışına yerleşmesi halinde de, diğer eş aile mahkemesine başvurarak velayet hakkının yeniden değerlendirilmesini isteyebilir.
TMK madde 183- “Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır” şeklindedir. Bu maddeye göre; belirtilmiş olan sebeplerden biri ya da birkaçı söz konusuysa hakim herhangi bir talep bulunmaksızın kendiliğinden de velayet konusunda karar verebilmektedir. Buna karşın haklı sebepleri bulunduğu takdirde anne veya baba da mahkemeden velayetin değiştirilerek kendisine verilmesini talep edebilir. Haklı sebeplerin neler olabileceği konusunda herhangi bir sınır bulunmamaktadır. Velayet sahibinin velayet hakkını kötüye kullanması, velayet sahibi olmayan tarafla çocuğun görüşmesinin engellenmesi vb. birçok nedenle velayet değişikliği için dava açılabilmektedir. Burada önemli olan davacının iddialarını somut ve inandırıcı delillerle ispat edebilmesidir.
Yine Türkiye’nin taraf olduğu Velayet Altındaki Çocuğun Mutad Yerleşim Yerinin Değiştirilerek Başka Bir Ülkeye Taşınması Halinde Çocukların Velayetinin İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesi de velayetin değiştirilmesi davasında göz önüne alınmalıdır.
Çocuğun yurtdışına mutad meskenini taşıma suretiyle götürülmesi uluslararası sözleşmelerle çocuğun korunması ve çocukla kişisel ilişki kurulması kapsamında bir ihlal yaratabilir. Buna göre çocuğun yurtdışına yerleşmek amacıyla götürüldüğü durumda velayeti kendisinde bulunmayan taraf çocuğun iadesini talep edebilecektir. Bu durumda mahkeme kararları çoğunlukla çocuğun iadesi yönünde karar vermektedir.
VELAYETİN DEĞİŞTİRİLMESİ DAVASINDA YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME
Velayetin Değiştirilmesi Davası için Aile Mahkemesi görevlidir. Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi bakacaktır. Yetkili mahkeme ise davacının veya ilgililerden birinin yerleşim yerleşim yeri mahkemesidir. Dolayısıyla davacı ya da ilgililerden birinin yerleşim yeri Aydın ise veya açılacak olan dava Aydın Aile Mahkemelerinde görülecektir. Bu durumda alanında uzman bir Aydın Boşanma Avukatı ile çalışmak faydalı olacaktır. Aydın Boşanma Avukatı için, sitemizde yer alan iletişim bilgilerimizi kullanarak bize ulaşabilirsiniz.
AYDIN BOŞANMA AVUKATI OLARAK HİZMETLERİMİZ
Av. İlayda SARICA Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak kurulduğumuz günden beri Aydın’da hizmet vermekteyiz. Aydın Boşanma Avukatı olarak, müvekkillerimize danışmanlık aşamasından başlayarak yargılama aşamasında ve verilen kararın İstinaf ve Temyiz yoluna taşınmasına kadar tüm süreçte müvekkillerimizi temsil ediyoruz. Bu doğrultuda verilen hizmetlerimizin bazıları şu şekildedir:
- Anlaşmalı boşanma davası
- Çekişmeli boşanma davası
- Nafaka ve Tazminat Davaları
- Velayet Davaları
- Nafakanın Artırılması ve Azaltılması Davaları
- Mal Rejiminin Tasfiyesi Davası
- Tanıma ve Tenfiz Davaları
- Nafaka ve tazminat alacaklarının tahsili için icra işlemleri
- 6284 sayılı kanun kapsamında alınabilecek tedbirler konularında müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Açılacak olan boşanma davanızla ilgili olarak Aydın Boşanma Avukatından hukuki bilgi almak için sitemizde yer alan iletişim bilgilerimizden bize ulaşabilirsiniz.
Av. İlayda SARICA


Leave A Comment