TİCARİ ŞİRKETLERDE BİRLEŞME
Ticaret şirketleri, piyasanın değişen şartlarına uyum sağlamak amacıyla yapısal değişikliğe gidebilirler. Bu değişiklikler, birleşme, bölünme ve tür değişikliği şeklinde olabilir. Bu yazımızda birleşme konusu ele alınacaktır.
Öncelikle ticaret şirketlerini kendi içinde ayırmak gerekmektedir. Çünkü yapısal değişikliklerin gerçekleşebilmesi için söz konusu şirketlerin, yalnızca ticaret şirketi olmaları yeterli değildir.
Tüzel Kişiliği Olup Olmamasına Göre Yapılan Ayrım
Şirketler, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Tüzel kişiliği olan şirketler ticaret şirketleridir. Ticaret şirketleri, tüzel kişiliğe sahip olduğu için hak ehliyetine de sahiptir. Buna bağlı olarak malvarlığı edinebilir ve sorumluluk altına girebilirler. Ticaret şirketleri; anonim, limited, kollektif, komandit şirket, ve kooperatiftir. Hukukumuzda tüzel kişiliği olmayan şirket ise adi şirkettir.
Şahıs Veya Sermaye Şirketi Olmalarına Göre Yapılan Ayrım
Bu ayrımda ortakların, şirketin işleyişinde taşıdığı önem esas alınmaktadır. Eğer şirkette ortakların kimlikleri önem taşıyorsa bu şirket şahıs şirketi olarak kabul edilmiştir. Şahıs şirketleri; kollektif şirket, adi şirket ve adi komandit şirkettir.
Sermaye şirketlerinde ise ortakların kimlikleri değil sermaye önemlidir. Sermaye şirketleri; anonim şirket, limited şirket, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ve kooperatiftir.
Genel olarak farklarına değinmek gerekirse;
- Şahıs şirketleri genellikle az ortaklıdır ve büyük sermayelerin toplanmasına elverişli değildir. Sermaye şirketleri ise çok ortaklı olmaya elverişlidir. Çünkü bu şirketlerde ortaklar arasındaki kişisel ilişkiler önemli değildir. Aksine sermaye önemlidir. Bu durum, sermaye şirketlerinin çok ortaklı olmaya elverişli olmasını sağlar.
- Şahıs şirketlerinde şirket sözleşmesi oybirliği ile değiştirilebilirken, sermaye şirketlerinde oy çokluğu gerekmektedir. Ortakların oy hakkı ise getirdikleri sermaye ile orantılıdır.
- Şahıs şirketlerinde kural olarak, ortaklardan birinin kısıtlanması, iflası veya ölümü şirketi sona erdirir. Sermaye şirketlerinde ise ortaklardan birinin iflası etmesi, kısıtlanması veya ölümü şirketin mevcut varlığını sona erdirmemektedir.
- Şahıs şirketlerinde aksi kararlaştırılmadıkça ortaklar, getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye paylarına bakılmaksızın mevcut kârdan eşit olarak yararlanır ve zararlara eşit olarak katlanırlar. Sermaye şirketlerinde ise kârdan yararlanma ortakların getirmeyi taahhüt ettiği sermaye payına göre belirlenmektedir. Şirket zarara uğradığında da ortakların sorumluluğu getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır.
TİCARİ ŞİRKETLERDE BİRLEŞME
Ticari şirketlerin birleşmeleri iki şekilde gerçekleşir:
- Devralma şeklinde birleşme:
Bir şirketin, diğerini devralmasıyla gerçekleşir. Devrolunan şirket, devir işleminin gerçekleşmesi üzerine infisah eder (sona erer). İnfisah eden şirketin tüm malvarlığı, bütünüyle devralan şirkete geçer. Dolayısıyla devredilen şirket her ne kadar sona ermiş olsa da tasfiye edilmez.
- Şirketlerin yeni bir şirket bünyesinde birleşmesi:
İki veya daha fazla şirketin, yeni kurulan bir şirket bünyesinde birleşmesidir. Birleşen şirketler sona erer; ancak tasfiye edilmezler. Bu şirketlerin tüm malvarlığı, bünyesinde birleştikleri yeni şirkete geçer.
Yukarıda açıkladığımız üzere, birleşecek olan şirketlerin türleri önem arz etmektedir. Hangi şirketlerin birleşebileceği Türk Ticaret Kanunu’nda açıklanmıştır.
TTK madde 137 uyarınca geçerli olabilecek şirket birleşmeleri şu şekildedir:
“(1) Sermaye şirketleri;
- a) Sermaye şirketleriyle,
- b) Kooperatiflerle ve
- c) Devralan şirket olmaları şartıyla, kollektif ve komandit şirketlerle, birleşebilirler.
(2) Şahıs şirketleri;
- a) Şahıs şirketleriyle,
- b) Devrolunan şirket olmaları şartıyla, sermaye şirketleriyle,
- c) Devrolunan şirket olmaları şartıyla, kooperatiflerle, birleşebilirler.
(3) Kooperatifler;
- a) Kooperatiflerle,
- b) Sermaye şirketleriyle ve
- c) Devralan şirket olmaları şartıyla, şahıs şirketleriyle, birleşebilirler.”
Bu maddeden net bir şekilde anlaşılacağı üzere bir şahıs şirketi, sermaye ve kooperatif şirketlerini devralamaz.
Tasfiye Halindeki Şirketler Birleşebilir mi?
Bu soruya yine Türk Ticaret Kanunu cevap vermiştir. TTK madde 138:
“(1) Tasfiye hâlindeki bir şirket, malvarlığının dağıtılmasına başlanmamışsa ve devrolunan şirket olması şartıyla, birleşmeye katılabilir.
(2) (Değişik: 26/6/2012-6335/10 md.) Birinci fıkradaki şartların varlığı, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulan belgelerle ispatlanır.”
İlgili maddeden anlaşılacağı üzere tasfiye aşamasındaki bir şirketin, başka bir ticaret şirketi ile birleşmesi mümkündür. Bunun için tasfiye aşamasındaki şirketin devrolunan şirket olması gerekir. Ayrıca, şirketin malvarlığının paylaşılmasına henüz başlanmamış olması gerekir. Bu şartların sağlandığı, Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne belgeler sunularak ispatlanmalıdır.
BİRLEŞMENİN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN İZLENECEK YOLLAR:
- BİRLEŞME KARARININ ALINMASI VE BİRLEŞME SÖZLEŞMESİNİN İMZALANMASI
Birleşecek olan şirketler aralarında anlaşmaya varırlarsa, yazılı olarak bir sözleşme hazırlanması gerekmektedir. Bu sözleşme “birleşme sözleşmesi” olup şirketlerin yönetim kurulu üyelerince imzalanır ve genel kurul üyelerince onaylanır. Yapılacak oylamada birleşme kararının kabul edilebilmesi için gerekli oranlar ise; birleşecek şirketlere göre farklılık göstermekte olup, Türk Ticaret Kanunu’nun 151. maddesinde tek tek açıklanmıştır.
Birleşme Sözleşmesinde Bulunması Gereken Unsurlar:
- a) Birleşmeye katılan şirketlerin ticaret unvanlarını, hukuki türlerini, merkezlerini; yeni kuruluş yolu ile birleşme hâlinde, yeni şirketin türünü, ticaret unvanını ve merkezini,
- b) Şirket paylarının değişim oranını, öngörülmüşse denkleştirme tutarını; devrolunan şirketin ortaklarının, devralan şirketteki paylarına ve haklarına ilişkin açıklamaları,
- c) Devralan şirketin, imtiyazlı ve oydan yoksun payların sahipleriyle intifa senedi sahiplerine tanıdığı hakları,
- d) Şirket paylarının değiştirilmesinin şeklini,
- e) Birleşmeyle iktisap edilen payların, devralan veya yeni kurulan şirketin bilanço kârına hak kazandığı tarihi ve bu isteme ilişkin bütün özellikleri,
- g) Devrolunan şirketin işlem ve eylemlerinin devralan şirketin hesabına yapılmış sayılacağı tarihi,
- h) Yönetim organlarına ve yönetici ortaklara tanınan özel yararları,
- i) Gereğinde sınırsız sorumlu ortakların isimlerini, içermesi zorunludur.( TTK m. 146/1)
- TİCARET SİCİLİNE TESCİL VE İLAN
Yönetim organları, birleşmenin tescil edilmesi için Ticaret Siciline başvurur. Ardından şirketlerin birleştiği, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. (TTK m. 154)
- HUKUKİ SONUÇLAR
Birleşme, Ticaret Siciline tescil ile geçerlilik kazanır. Tescil anında, devrolunan şirket sona erer ve bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer.
- Birleşme Halinde Şirket Payları ve Hakları
Birleşme halinde şirket payları ve hakları konusunun ne olacağı Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan hükümlere göre belirlenmektedir. İlgili maddeler gereğince devrolunan şirketin ortaklarının, mevcut paylarını ve haklarını karşılayacak değerde, devralan şirketin payları ve hakları üzerinde istemde bulunma hakları vardır. Bu istem hakkı, birleşmeye katılan şirketlerin malvarlıklarının değeri, oy haklarının dağılımı ve önem taşıyan diğer hususlar dikkate alınarak hesaplanır. (TTK m. 140)
Şirket paylarının değişim oranları belirlenirken, devrolunan şirketin ortaklarına tahsis edilen payların gerçek değerlerinin onda birini aşmaması şartıyla, bir denkleştirme ödenmesi de öngörülebilir.
Devrolunan şirketin oy hakkı bulunmayan paydaşlarına yine aynı değerde pay hakkı verilir. Bu pay hakkının, oy hakkını da içermesinde bir sakınca yoktur.
Devrolunan şirkette mevcut bulunan paylara bağlı imtiyaz hakları mevcut ise, devralan şirkette buna eş değerde haklar veya uygun bir karşılık verilir.
Devralan şirket, devrolunan şirkette intifa senedi sahipleri varsa, devralan şirket, buna eş değerde haklar tanımak zorundadır. İntifa senetlerini satın alırken ise birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın almak zorundadır.
- Devralma Sürecinde Sermaye Artırımı
Yukarıda açıkladığımız üzere şirket birleşmelerinde, devrolunan şirketin ortaklarının haklarının korunması gerekmektedir. Ayrıca devrolunan şirketin alacaklılarının da hakları korunmalıdır. Devralan şirketin bunu sağlayabilecek yeterlilikte sermayeye sahip olması gerekmektedir. Bu nedenle devralma yoluyla birleşmede devralan şirket, sermayesini gerekli düzeyde artırmak zorundadır.
Önemle belirtmek gerekir ki, sermaye artırmak esas sözleşmede değişiklik yapılmasını gerektirir. Esas sözleşme değişikliği de mutlaka Ticaret Siciline bildirilmelidir.
SERMAYE ŞİRKETLERİNİN KOLAY BİRLEŞMESİ
Şayet birleşecek şirketler sermaye şirketleriyse ve belirli şartlar mevcutsa, uzun birleşme prosedürü uygulanmadan kolaylıkla birleşmeleri mümkündür. Kanun koyucu, kolay birleşme usulünün yalnızca sermaye şirketlerinin birleşmesi halinde uygulanmasına olanak sağladığı için burada istisnai bir durum söz konusudur.
TTK madde 155 uyarınca hangi hallerde birleşmenin kolaylaştırılmış usulde gerçekleşebileceği sıralanmıştır.
MADDE 155– (1)
- a) Devralan sermaye şirketi devrolunan sermaye şirketinin oy hakkı veren bütün paylarına veya
- b) Bir şirket ya da bir gerçek kişi veya kanun yahut sözleşme dolayısıyla bağlı bulunan kişi grupları, birleşmeye katılan sermaye şirketlerinin oy hakkı veren tüm paylarına,
sahiplerse sermaye şirketleri kolaylaştırılmış düzene göre birleşebilirler.
(2) Devralan sermaye şirketi, devrolunan sermaye şirketinin tüm paylarına değil de oy hakkı veren paylarının en az yüzde doksanına sahipse, azınlıkta kalan pay sahipleri için;
- a) Devralan şirkette bu payların denk karşılığı olan paylar verilmesi şirket payları yanında, 141 inci maddeye göre, şirket paylarının gerçek değerinin tam dengi olan nakdî bir karşılık verilmesinin önerilmiş olması ve
- b) Birleşme dolayısıyla ek ödeme borcunun veya herhangi bir kişisel edim yükümlülüğünün yahut kişisel sorumluluğun doğmaması,
hâlinde birleşme kolaylaştırılmış usulde gerçekleşebilir.
Maddeyi ayrıntılı bir şekilde incelemek gerekirse; “devrolunan şirketin oy hakkı sağlayan tüm paylarına devralan şirketin sahip olması” kolay birleşme durumlarından biridir. Böyle bir birleşme söz konusu olduğunda, birleşme için devralan şirkette sermaye artışı yapılması gerekmemektedir. Ayrıca yukarıda açıklamış olduğumuz “birleşme sözleşmesi” açısından da farklılıklar söz konudur. Şöyle ki; normal usulde birleşme halinde birleşme sözleşmesinin içeriği çok detaylı hazırlanırken, kolay usulde birleşmelerde içerik çok daha sınırlı olmaktadır. İçerikte yalnızca birleşmeye katılan şirketlerin ticaret unvanlarının, merkezlerinin, ayrılma akçesinin ve varsa sınırsız sorumlu ortakların isimlerinin yer alması yeterli olmaktadır. Normal usulde birleşmeden diğer farklar ise, birleşme sözleşmesinin genel kurula sunulmasının, birleşme raporu düzenlemesinin ve inceleme hakkı sağlama yükümlülüklerinin kolay birleşme usulünde bulunmamasıdır. Aynı hâkimiyet altında bulunan iki sermaye şirketinin birleşmesinde de işbu bahsettiğimiz kolaylıklar uygulanabilir.
İlgili maddenin devamında ise kolaylaştırılmış usulde birleşmeye başvurulabilecek diğer bir duruma yer verilmiştir. Bu durum, işlem öncesinde devralan sermaye şirketinin, devrolunan sermaye şirketinin oy hakkı veren paylarının en az %90 ına sahip olması halidir. Burada sağlanan kolaylıklar ise diğer iki durumda bahsettiğimiz kolaylıklardan farklılık içermektedir. Şöyle ki; birleşme sözleşmesinin içeriğinde, kolay birleşme usulünün gerektirdiği maddeler yer almalıdır. Bu maddeler bir önceki paragrafta mevcuttur. Ancak bu sonuncu birleşme halinde, diğer iki halden farklı olarak ek bilgiler de yer almalıdır. Bunlar şirket paylarının değişim oranı, ayrılma akçesi ve devrolunan şirketin ortaklarının, devralan şirketteki payları ve hakları ile ilgili bilgilerdir. Ayrıca birleşen şirketlerin, inceleme hakkı sağlama yükümlülüğünün bulunması da farklılık oluşturan bir diğer husustur.
Av. İlayda SARICA


Leave A Comment