Tüketici Hukuku, kendisine mal ve hizmet sunanlar ile yaptığı hukukî işlemlerin güçsüz tarafı olan tüketiciyi ekonomik ve sosyal olarak olumsuzluklardan korumayı amaç edinen hukuk dalıdır. Tüketici Hukuku’nun temel dayanağı olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun 07.11.2013 tarihinde yayınlanmış altı ay sonra da yürürlüğe girmiştir. 6502 sayılı kanuna göre bir işlemin tüketici işlemi olabilmesi için işlemin taraflarından birinin tüketici diğerinin satıcı veya onlar adına hareket eden gerçek ya da tüzel kişiler olması gerekmektedir. Örneğin taksitle satış sözleşmeleri, tüketici kredisi sözleşmeleri, iş yeri dışında kurulan sözleşmeler, mesafeli satış sözleşmeleri (internet, telefon vb. vasıtalar aracılığıyla kurulan sözleşmeler), 6502 sayılı kanunda sayılan abonelik sözleşmeleri tüketici işlemi kapsamında değerlendirilebilir. Tüketici olarak yapmış olduğunuz işlemler sonucunda ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü için Tüketici Hakem Heyetleri kurulmuştur. Uyuşmazlıklara kısa yoldan ve doğrudan çözüm bulan Tüketici Hakem Heyetleri, mahkemelerin iş yükünü azalttığı için de büyük önem arz etmektedir. Tüketici Hakem Heyetlerinin görev alanını ise parasal sınırlar belirlemektedir. Bu sınırlar yıldan yıla değişmektedir. Tüketiciye satılan mal taşıması gereken özelliklere sahip değilse; ambalajında, etiketinde, internette veya reklam ve ilanlarda yer alan özelliklerden bir veya birden fazlasını taşımıyorsa ayıplı mal olarak kabul edilmektedir. Bu durumda tüketicinin sözleşmeden dönme, satış bedelinden indirim isteme, onarım isteme, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme gibi hakları bulunmaktadır. Tüketiciye verilen hizmetin ayıplı olması durumunda ise tüketicinin hizmetin yeniden yerine getirilmesini isteme, hizmet bedelinden indirim isteme, onarım isteme, hizmet sözleşmesinden dönme gibi hakları bulunmaktadır. Tüketici işlemi ile almış olduğunuz mal ve hizmetler neticesinde çıkan uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri nezdinde haklarınızı savunmaktayız.

