BOŞANMADA MAL PAYLAŞIMI
Bazı çiftler için evlilik birliğini devam ettirmek mümkün olmamaktadır. Bunun neticesinde anlaşmalı boşanma veya çekişmeli boşanma yollarından birini tercih ederek çiftler evliliklerini sona erdirmektedir. Eşlerin bu noktada en çok merak ettiği konu boşanma davası neticesinde taşınır ve taşınmaz malların ne olacağıdır. Boşanmada mal paylaşımı, evlilik birliğinin mahkeme kararı ile sona ermesinden sonra, kural olarak evlilik birliği içerisinde edinilmiş malların eşit bir şekilde paylaşılması esasına dayanır. Bunun için mal paylaşımı davası açmak gerekmektedir.
Mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılamaz. Mal paylaşımı davasının boşanma davası ile aynı anda, fakat ayrı bir dava şeklinde açılması halinde; mahkeme, boşanma davasının kesinleşmesini, mal paylaşımı davası için bekletici mesele yapar. Yani, önce boşanma davası yargılaması yapılır, boşanma kararı kesinleştikten sonra mal paylaşımı davası görülmeye başlanır. Bu davada Aile Mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin ölümü nedeniyle mal rejimi sona ermiş ise, ölenin son ikametgahı mahkemesi, evlilik mahkemenin boşanma kararı ile sona ermişse veya devam eden bir boşanma davası varsa, boşanma davasına bakmaya yetkili olan mahkeme mal paylaşımını yapmakla da yetkilidir. Bu iki durum haricindeki diğer tüm hallerde davalı eşin ikametgahı aile mahkemesi boşanmada mal paylaşımı davasına bakmaya yetkilidir. Mal paylaşımı davası, zamanaşımı süresine tabidir, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. Kanunun belirlediği 10 yıllık süre geçtiği takdirde, mal paylaşımı talebinde bulunmak mümkün değildir.
Mevcut Medeni Kanun’unun yürürlük tarihi 01.01.2002’dir. Mal paylaşımı konusunda 01.01.2002 tarihinden önceki dönemin tabi olduğu hukuki kurallar ile bu tarihten sonraki dönemin tabi olduğu hukuki kurallar tamamen farklıdır. 01.01.2002 tarihinden önce yürürlükte olan Medeni Kanun, eşler arasında yasal olarak Mal Ayrılığı Rejiminin geçerli olduğunu kabul etmekteydi. Şu anki Medeni Kanun ise Edinilmiş Mallara Katılma Rejimini kabul etmektedir. Dolayısıyla mal paylaşımı davasında malların satın alındığı tarih ayrıca değerlendirilmelidir. Her iki dönemde de tarafların kişisel mallarının dışında kalan mallar paylaşılacaktır.
Mal paylaşımı davasında Artık Değere Katılma Alacağı, Katkı Payı Alacağı, Değer Artış Payı Alacağı olarak üç farklı talepte bulunulabilir.
- Katkı payı alacağı talebinde 01.01.2002 tarihinden önce edinilmiş taşınır veya taşınmaz malların eşlerden biri adına tescil edilmiş olması dava konusunu oluşturur. Diğer eş, söz konusu malın edinilmesinde, iyileştirilmesinde ve korunmasında kendisinin de katkısının olduğunu iddia ederek hak talep eder. Bu hak para alacağına ilişkin olmalıdır. Zira böyle bir davada ayni hak talep edilemez. Dava konusu malın, edinilmesi, iyileştirilmesi, korunması ve benzer amaçlar için harcanan para, emek ve malzeme olmaktadır. Uygulamada davacının iddiasını ispat etmesinin ardından öncelikle davacının katkı oranı tespit edilir daha sonrasında oran taşınmazın dava tarihindeki değerine göre uyarlanır.
- Değer artış payı alacağı talebi de katkı payı alacağına benzerlik göstermektedir. Farklı yönü ise katkı payı alacağı davasında katkıda bulunulduğu iddia edilen mala katkıda bulunulduğu ileri sürülen tarih 01.01.2002 den önce olmasına karşın değer artış payı davasına konu edilen mal için katkı yapıldığı ileri sürülen tarih 01.01.2002 tarihi sonrasıdır.
- Artık değere katılma alacağı talebi ise mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi olan eşlerin veya onların yasal mirasçılarının mal rejimi sona erdiğinde birbirlerinden talep edebilecekleri kişisel hakka dayalı para alacağına ilişkin davadır. Diğer davalardan ayrılan en önemli özellik ise bu davada katkıda bulunulduğunun ispatının olmamasıdır.
Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı tarafların özgür iradelerine göre belirlenebilir. Eşler protokolde malların eşit bir şekilde veya farklı bir oran ile paylaşılmasını kararlaştırabilirler. Ayrıca yine protokolde açıkça belirterek mal paylaşımına ilişkin tüm haklarından feragat edebilirler. Protokolde mal paylaşımına dair herhangi bir madde yoksa taraflar boşanma kararı kesinleştikten sonra 10 yıl içinde mal paylaşım davası açabilir.
Boşanma, aldatma (zina) nedeni ile gerçekleşmiş ise kusurlu olan eşin katılma alacağı azaltılabilir veya tümüyle ortadan kaldırılabilir. Ancak eşlerin katkı payları zina nedeni ile ortadan kaldırılamaz. Yani, eşlerden biri aldatsa dahi, diğer eşin malvarlığına yaptığı katkıyı boşanmada mal paylaşımı sırasında talep edebilir.
Peki evlenmeden önce alınan bir malın kredisi evlilik birliği içerisinde ödenirse bu durumda ne olacaktır? Evlenmeden önce alınan mallar her ne kadar kişisel mal kabul edilip mal paylaşımına dâhil edilmese de şayet evlenmeden önce alınan malın kredisi evlendikten sonra ödenmişse mal paylaşımı kapsamına girmektedir. Evlilik içinde ödenen kredinin hangi eş tarafından ödendiğinin hiçbir önemi yoktur. Bu noktada malın alındığı zaman değerinin ne kadarının krediyle ödendiğine dair bir oranlama yapılır. Mal paylaşımı esnasında malın güncel değerine göre aynı oran üzerinden hesap yapılır. Ortaya çıkan değerin yarısı davacının talep edebileceği miktar olacaktır.
Uygulamada eşlerin boşanma davası açılmadan önce üzerlerine kayıtlı ev, arsa, otomobil vb. malları üçüncü kişilere devrederek paylaşım dışı tutmaya çalıştıkları görülmektedir. Ancak, boşanma davası açılmadan önce satılan mallar eğer evlilik birliği içerisinde elde edilmişse mal paylaşımı hesaplamalarına dahil edilir. Yani, mallar satılsa dahi mal paylaşımı yapılırken bu malların değeri bilirkişi raporu ile tespit edilerek diğer eşin alacak hakkı hesaplanır.
Bir diğer merak edilen konu da evlilikten önce alınmış olan malın evlilik birliği içerisinde satılarak yerine yeni bir malın alınması durumunda ne olacağı hususudur. Evlilikten önce alınan mallar, kişisel mal olarak kabul edilir. Dolayısıyla evlilikten önce alınan bir malın satılarak evlilik içinde yeni bir mal alınması halinde, bu mal üzerinde diğer eşin hak sahibi olması mümkün değildir. Ama evlilikten önce alınan malın değerine, bir miktar para veya mal eklenerek yeni bir mal alınırsa, bu eklenen değerin malda meydana getirdiği artık değerin yarısı üzerinde diğer eş hak sahibi olur.
Eşlerin, malları yarı yarıya paylaşma dışında bir oran belirlemesi mümkündür. Eşler, boşanma halinde malların paylaşım oranını noterde yapacakları bir sözleşmeyle belirleyebilir.
Boşanmada mal paylaşımı sistemi, evli çiftlerin boşandıktan sonraki hayatına sosyo-ekonomik hayatına etkisi nedeni ile oldukça önemlidir. Boşanmada mal paylaşımı davası; yargılama usulü, delil toplama biçimi ve hakimin resen kullandığı yetkiler dikkate alındığında bilgi ve tecrübe gerektiren bir özel hukuk davasıdır. Bu nedenle boşanmada mal paylaşımı davasının bir boşanma avukatı vasıtasıyla takip edilmesi hakkın etkin kullanımı açısından faydalı olacaktır.
Av. İlayda SARICA


Leave A Comment